Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
info |

economist

BDDK’dan risk uyarısı

3937947BDDK, mortgage krizine ve Ortadoğu'daki jeopolitik risklere dikkat çekerek, "genel hatlarıyla risklerin arttığı bir döneme girildi" uyarısında bulundu.


KÜRESEL BEKLENTİ BOZULDU:


2006 yılında da son 5 yıldır süren güçlü büyüme eğiliminin devam ettiği vurgulanan raporda, uluslararası kuruluşların 2007 yılına dair büyüme tahminlerini yukarıya doğru revize ettikleri hatırlatıldı. Buna karşın, "Son dönemde özellikle ABD emlak piyasasındaki gelişmelerin küresel ölçekte beklentilerin bozulmasına ve oynaklığın artmasına neden olduğuna" dikkat çekildi.


FONLAR HAREKETLİLİĞİ ARTIRIYOR:


BDDK bu değerlendirmesine şöyle devam etti: "Küresel makro dengesizliklerin bir sonucu olarak oluşan uluslararası kur ve faiz farklarından yararlanmaya çalışan fonlar da belirsizliklerin arttığı dönemlerde piyasa hareketliliğini artırıcı bir unsur olarak yer alıyor. Finansal piyasaların içinde bulunduğu bu konjonktürün yanı sıra Orta Doğu bölgesine yönelik jeo-politik risklerin devam etmesi genel hatlarıyla risklerin arttığı bir döneme girildiğine işaret ediyor."


FİNANSAL SİSTEM BÜYÜYOR:


Türk finansal sistemine genel olarak bakıldığında, büyüme eğiliminin marttan bu yana sürdüğü ve toplam aktif büyüklüğü mart sonunda bir önceki yıl sonuna göre yüzde 5 büyüyerek 592.6 milyar YTL seviyesine ulaştığı belirtilen rapora göre, bankacılık sektörünün aktif büyüklüğü de yüzde 3.2 artarak 515.3 milyar YTL oldu. Finansal sektörün aktif büyüklüğü GSYİH’ye oranı yüzde 99 düzeyinde iken, bankacılık aktiflerinin GSYİH’ye oranı yüzde 86.1’i buldu.


BANKACILIĞIN KREDİ RİSKİ:


Mart sonunda 230.4 milyar YTL’ye yükselen kredi hacminin bankacılık bilançosundaki payının yüzde 44.7’ye yükseldiği belirtilen raporda, kredi riskli senaryo analiz sonuçlarına göre bir de şu uyarıda bulundu: "Mart 2007 itibarıyla nakdi kredilerin yüzde 1’inin zarara dönüşmesi halinde sermaye yeterliliği rasyosu 0.58 puan azalırken, yüzde 5 zarar halinde sermaye yeterliliği rasyosu azalışı 2.91 puan olacak." Raporda, faiz oranı riski incelendiğinde riske maruz pozisyondaki gelişme sonucunda riske duyarlılığın bir miktar arttığı belirtildi.

Türkiye 3'üncü en büyük altın piyasası

Dünya Altın Konseyi Türkiye Genel Müdürü Murat Akman, Türkiye altın piyasasının ilk defa 2007'nin ikinci çeyreğinde ABD altın piyasasını geride bırakarak dünyanın en büyük üçüncü altın piyasası konumuna geldiğini bildirdi.


Akman, altın piyasasında ikinci çeyrek sonuçları için Türkiye'yi değerlendirdiği açıklamasında, Türkiye'de altın talebinin bir önceki yılın ikinci çeyreğine oranla altın takıda yüzde 14'lük bir artışla yeni rekor olan 52.2 tona, yatırım alanında ise yüzde 5'lik bir artışla yineyeni ikinci çeyrek rekoru olan 20.5 tona altına ulaştığını kaydetti.


Şubat ayından beri belirgin bir şekilde süregelen altının yeni fiyat düzeyine alışma sürecinin, ikinci çeyrekte de giderek artan bir talep oluşmasına neden olduğunu belirten Akman, özellikle mayıs ve haziran aylarında dolar karşısında kuvvetli YTL ve sınırlı altın fiyat hareketliliğinin altın alımları açısından uygun bir ortam oluşturduğunusöyledi.


Akman, "Seçim öncesi piyasaya giren para miktarındaki artış, seçim yüzünden değişen ve bir miktar öne çekilen tatiller ve aynı şekilde seçim sebebiyle önceye alınan düğünler de ikinci çeyrek için altın talebini arttıran diğer faktörleri oluşturarak bu yeni rekorların kırılmasını sağladı" dedi.


Akman ayrıca, "Bunların sonucunda ilk defa Türkiye altın piyasası bu çeyrekte ABD altın piyasasını geride bırakarak dünyanın en büyüküçüncü altın piyasası konumuna geldi" diye konuştu.


En büyük artış Çin, Hindistan, Ortadoğu ve Türkiye'de


Dünya Altın Konseyi (World Gold Council) verilerine göre, 2007 yılının ikinci çeyreğinde altın takı talebi geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 37 yükselerek rekor 14.5 milyar dolara ulaştı.


Söz konusu artış; özellikle kilit altın piyasaları olan Çin, Hindistan,Ortadoğu ve Türkiye'de gerçekleşti.


Altın fiyat dalgalanmalarının normal seviyelerine dönmesi, bir yıl önceki aynı döneme göre ortalama yüzde 6 artış gösteren altın fiyatının tüketiciler tarafından kabul görmesi, kilit piyasalardaki güçlü ekonomik performans gibi faktörlerin 2007'nin ikinci çeyreğinde talep artışına neden olduğu kaydedildi.


Dünyanın en büyük altın piyasası olan Hindistan'daki altın satışları en yüksek orana ulaşırken, Türkiye'de hem takı hem de yatırım amaçlı altın talebinde ikinci çeyrek rekorları kırıldı, Rusya'da ise altın takı talebi bugüne kadarki en yüksek çeyrek rekorunu kırdı.


Altın satışları dolar bazında 4 yılda 2 katına çıktı


Dünya Altın Konseyi Üst Yöneticisi (CEO) James Burton, konuya ilişkin değerlendirmesinde, "Altın talebinin yılın ikinci çeyreğinde birçok piyasada beklenmedik güçlü artışlar yaşadığını bildirmek bizleri mutlu ediyor. 2007'de fiyat dalgalanmalarının azalmasıyla birlikte tüketicilerin piyasalara olan güveni arttı ve altın talebi en yüksek rakamlara ulaştı. Altın satışları dolar bazında dört yıl gibi kısa bir süre içinde iki katına çıktı" dedi.


Dengeli fiyatlar, canlanan ekonomi ve festivaller ile Hindistan, ikinci çeyrekte 317 ton ile madenlerin toplam altın arzının yarısına yakın bir talep gösterdi ve altın fiyatları onsu 650 dolar düzeylerinde seyretmesine rağmen yılın ikinci çeyreğinde güçlü bir artış yaşandı.


Güçlü ekonomik büyüme, fiyat dalgalanmalarındaki azalma ve "Altın Domuz Yılı", Çin'de altın talebinin daha önceki yıllara göre yüzde 32 artarak 76 tona ulaşmasını sağladı.


Ortadoğu'da ise 2006 yılının aynı dönemi ile karşılaştırıldığında talep yüzde 20'lik bir artışla 97.5 tona ulaştı.


Rusya'da, talep geçen yılınikinci çeyreğiyle karşılaştırıldığında yüzde 27'lik bir artışla 20.3 tona yükseldi.

Otoda kampanya yağmuru

ol081520 Seçimler nedeniyle yılın ilk yarısını kayıp ilan eden otomotivciler, umut edilen iyileşme başlamayınca kampanyalara sarıldı. Firmalar, 20 ay vadeye 0 faizden 5 yıldızlı tatile kadar cazip seçenekler sunmaya başladı.
     

2007 yılının ilk yarısını seçim belirsizliği nedeniyle durgun geçiren otomotiv sektöründe, firmalar satış adetlerini cazip kampanyalarla çoğaltmaya çalışıyor.
     

Genel seçimlerin ardından durgunluğun biteceğini öngören otomotivciler şimdi de cumhurbaşkanlığı seçimine takıldı. Son yılların en durgun yazını geçirdiklerini belirten sektör yetkilileri, küçük de olsa seçim sürecinde kriz beklentisinin vatandaşlarda tedirginlik yarattığını savundu.
     
     
Faiz düştü vade uzadı
     

Durgunluğu aşmak için kampanyalara sarılan firmalar, satış yapabilmek için peşin alımlarda bin ile 8 bin 500 YTL arasında indirimler ve düşük faizli, uzun vadeli kredi imkanları sunuyor. Tüketiciyi ikna edebilmek için şartlarını zorlayan markalardan Nissan, 20 aya kadar sıfır faizle kredi imkanı tanırken, araç testi yapan ve form dolduranlara çekilişle hediye dağıtıyor. Fiat da indirimlerin yanı sıra müşterilerine Dedeman Otelleri'nde tatil hakkı veriyor.
     
    
Hyundai'den 8 bin 500 YTL indirim
     

Hyundai otomobillerde modeline göre 8 bin 500 YTL'ye, hafif ticari araçlarda da modeline göre 7 bin 350 YTL'ye varan indirimler uygulanıyor. Binek otomobillerde 10 bin YTL'ye 6 ay yüzde sıfır faiz ve hafif ticari araçlarda 19 bin YTL'ye 12 ay yüzde sıfır faiz ile kredi imkanları sunuluyor. Anahtar teslim fiyatı 97 bin 692 YTL olan Hyundai Santa Fe H-Matic Select'in kampanya fiyatı 89 bin 192 YTL'ye indi.
     
    
Fiat 5 yıldızlı tatile gönderiyor
     

Fiat, ağustosta Grande Punto'da 2 bin 250 YTL indirim yapıyor. Fiat Finans'tan kredi kullananlara 3 yıl ya da 100 bin kilometreye kadar ücretsiz garanti avantajı sunuluyor. Ayrıca Fiat, 5 yıldızlı tatil kampanyasında Linea, Grande Punto, Panda, Sedici, Albea Sole ve Palio Sole'den herhangi birini bu ayiçinde alanlara 1 Eylül-31 Aralık arasında Antalya, Kapadokya ve Bodrum'daki 5 yıldızlı Dedeman Oteleri'nde tatil imkanı veriliyor.
     
     
VW'nin 2008'leri piyasada
     

Volkswagen 14 Ağustos'tan itibaren 2008 modellerinin satışına başladı.
     

Yeni modellerde, tavsiye edilen anahtar teslim kampanyalı fiyatlarla birlikte yüzde 1.49 faizli kredi seçeneği ve takas indirimi de kullanılabiliyor. Anahtar teslim fiyatı 31 bin 370 YTL olan Polo 1.4 80 HP Trendline Tiptronic 4 kapı modelinde kampanya indirim fiyatı 30 bin 770 YTL.
     
    
2007'lere özel indirim Opel'de
     

Opel 2007 model araçlarında kampanyalı fiyatlar sunuyor. Kampanya dahilindeki araçlarda 2 bin ile 5 bin 250 YTL arasında indirim yapılıyor. 28 bin 611 YTL'ye satılan Astra Classic Twinport HB Club'ın kampanyalı fiyatı 25 bin 611 YTL. 48 bin 478 YTL olan Tigra Twinport Sport'un kampanyalı fiyatı ise 44 bin 478 YTL. 59 bin 802 YTL'ye satılan Zafira Cosmo Easytronic'in fiyatı da 54 bin 552 YTL'ye iniyor.
     
 
Audi A4'te standart yükseliyor
     

Doğuş Otomotiv-Audi, araçların fiyatlarında değişiklik yapmadan A4'ü daha zengin standart donanımla 34 bin 257 euro'dan satışa sunuyor. Tüm A4 modellerinde 6 havayastığı, EBD destekli ESP ve ABS gibi mevcut güvenlik donanımlarının yanında Voltera deri döşeme, Xenon Plus far (far yıkama sistemli), 6'lı CD değiştirici, hız sabitleme sistemi, ışık paketi, arka park mesafe kontrol sistemi standart olarak bulunuyor.
     
     
Nissan'dan 20 ay vadeye 0 faiz
     

Nissan, 31 Ağustos'a kadar sürecek kredi kampanyası kapsamında, Micra ve Note modellerinde 2 bin YTL indirim veya 10 bin YTL'ye 12 ay yüzde 0 faiz, Navara ve Pick up modellerinde 4 bin YTL indirim veya 20 bin YTL'ye 20 ay yüzde 0 faiz uyguluyor. 6 Ağustos-30 Eylül arasında ise 'Hayatınızın Testi' kampanyasıbaşlatan Nissan, araç testi yapan ve form dolduranlara hediye kazanma fırsatı sunuyor.
     
    
Toyota'da şans eylüle kadar sürüyor
     

Toyotasa, 5 Eylül'e kadar devam edecek yeni fırsatlar sunuyor. Toyota Corolla 1.6 Class MT modelinde 1000 YTL, Toyota Avensis 2.0 Dizel MT'lerde 3 bin YTL, Toyota Yaris 1.3 ve 1.4 benzinli ve dizel MT'lerde 1000 YTL'lik indirim yapılıyor. Tavsiye edilen satış fiyatları üzerinden bin 500 YTL indirim avantajı sağlanan Toyota RAV 4 67 bin 950 YTL'den başlıyor.
     

POSTA GAZETESİ

TEMMUZDA EN ÇOK "BORSA" KAZANDIRDI

43885 Bu yılın Temmuz ayında finansal yatırım araçları arasında en yüksek reel getiriyi, hem aylık hem de yıllık bazda ''borsa'' sağladı.


Borsa yatırımcısına, aylık bazda yüzde 13,83, yıllık bazda da yüzde 36,76 kazandırdı.


Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), seçilmiş finansal yatırım araçlarının, Temmuz ayı itibarıyla reel getiri oranlarını açıkladı.


Buna göre Temmuzda tüketici fiyatları (TÜFE) bazında enflasyondan arındırıldığında, mevduat faizi yüzde 2,12 getiri sağlarken, dolar yüzde 2,29, avro ve külçe altın yüzde 0,17'şer getiri kaybı yaşattı.


Temmuz ayı itibariyle son bir yıla bakıldığında ise finansal yatırım araçları arasında en fazla getiriyi sağlayan borsayı, TÜFE bazında reel olarak yüzde 9,26 getiri sağlayan mevduat faizi izledi.


Son bir yılda, dolar yatırımcısına yüzde 22,92, avro yüzde 16,65 ve külçe altın da yüzde 17,96 oranında kaybettirdi.
 
AA

PİYASALAR YİNE KARIŞTI

borsa3ABD'deki kriz Avrupa'ya sıçradı. İMKB nasıl etkilenir?


ABD’deki mortgage krizi Avrupa’ya da sıçradı. BNP Paribas, 3 fonunda ödemeleri durdurduğunu açıkladı.


ABD Merkez Bankası’nın Salı akşamı verdiği faiz indirim sinyalinin ardından ’Bitti’ denilen kriz bu kez okyanusun doğu yakasında alevlendi. ABD’deki mortgage ve kredi piyasasındaki kriz Avrupa’ya da sıçradı. Euro Bölgesi’nin en büyük bankası konumundaki BNP Paribas, toplamı 2 milyar euroyu (2.75 milyar dolar) bulan 3 yatırım fonunda ödemeleri durdurduğunu açıkladı. BNP, yatırımcıların söz konusu fonlardan paralarını çekmek istediğini, ancak ABD’deki mortgage tahvillerine yatırım yapan bu fonların ellerindeki varlıkların fiyatının çok düştüğünü kaydetti. BNP’nin açıklamasında özetle, “Yatırımcılar paralarını istemelerine karşın bu fonlarımızın yatırım yaptığı tahvillerin fiyatı gerçek dışı değerlere inmiştir. Elimizdeki bu tahvilleri satmak istemiyoruz. Bu nedenle yatırımcılara şu anda geri ödeme yapamayacağız” denildi.


Müdahale ters tepti


BNP’nin bu açıklaması ABD’deki mortgage ve kredi sıkıntısından etkilenen Avrupa’nın da artık krizden uzak kalamayacağının ispatı oldu. BNP açıklamasının ardından Avrupa para piyasalarında büyük bir kredi sıkıntısı başlarken, muhafazakar politikalarıyla bilinen Avrupa Merkez Bankası (ECB) duruma el koymak zorunda kaldı. ECB, kredi piyasalarındaki tehlikenin atlatılması için gösterge faiz oranı olan yüzde 4’ten piyasaya istediği kadar para vereceğini duyurdu. ECB, Başkan Jean-Claude Trichet yönetiminde yaptığı olağanüstü toplantıdan sonra aldığı bu kararın ardından piyasaları yatıştırmak için 94.8 milyar euro (130.2 milyar dolar) verdi. Bu miktar, 11 Eylül 2001 olaylarının ardından verilen 69.3 milyar euronun da üzerinde gerçekleşti.


Ancak ECB’nin bu kararı piyasaları yatıştırmak bir yana stresi daha da artırdı. ECB’nin kararını durumun ’çok ciddi’ olduğu şeklinde algılayan piyasalarda hızlı düşüşler başladı. Avrupa borsaları yüzde 2’nin üzerinde kayıplar yaşarken, New York Borsası açılışta yüzde 1.5’ten fazla değer kaybetti. Bankaların yüksek nakit ihtiyacı nedeniyle gecelik faizler dolarda yüzde 5.35’ten yüzde 5.86, euroda ise yüzde 4.11’den yüzde 4.31’e çıkarak 2001’den sonra en yüksek seviyeye çıktı.


Türkiye’ye ağır fatura: $ 1.28’i aştı, borsa 50 binin altına indi


ABD piyasalarında başlayıp Avrupa’ya sıçrayan kredi krizinin en ağır faturalarından biri de Türk piyasalarına çıktı. Borsa 1 günde yüzde 4.02 düştü. Endeks 49 bin 974 puanla 6 Temmuz’dan sonra en düşük değerine geriledi. Borsa gün içinde en düşük 49 bin 938 puana geriledi. Piyasalardaki çalkantılar dolarda da hızlı hareketlere neden oldu. Sabah saatlerinde 1.25 YTL’ye kadar inen dolar gün içinde 1.2950’ye kadar yükseldi. Dolar günü 2.5 kuruş yükselişle 1.28’den yaptı. Bono piyasasında ise yabancıların satışı faizlerde hızlı bir tırmanışa neden oldu. 6 Mayıs 2009 vadeli tahvilin yıllık getirisi 0.3 puanlık artışla yüzde 17.52’ye yükseldi.


Fırtına kimleri yıktı?


Bear Stearns (ABD)


ABD’de subprime sektöründeki batık krizi yüzünden 3 hedge fonu iflasın eşiğine gelen Bear Stearns’in açıklanan kaybı 4 milyar dolar.


Sowood (ABD)


Sowood hedge fonu, varlıklarının yarısı olan 1.5 milyar doları kaybetti. Paranın 500 milyon doları Harvard Üniversitesi’nindi.


Oddo&Cie (Fransa)


Fransız yatırım fonu Oddo&Cie 1.4 milyar dolarlık portföyündeki subprime ağırlıklı yatırımların değerinin sıfırlandığını ve fonun kapatılacağını açıkladı.


American Home Mortgage (ABD)


American Home Mortgage Investment fonu varlıklarının yüzde 90’ını kaybetti. Kayıp 3 milyar doların üzerinde.


Macquarie Bank (Avusturalya)


Kredi krizinin ABD ve Avrupa’nın ardından Avusturalya’yı da etkilediğinin ilk kanıtı olan Macquarie Bank’ın zararı 1.25 milyar dolar.


IKB (Almanya)


Alman yatırım fonunun zararı 11 milyar doları buluyor. Fonun kurtarılması için 16 milyar dolarlık operasyon başlatıldı.


BNP Paribas (Fransa)


Fransız devinin 2.75 milyar dolar değerindeki üç yatırım fonunda ödemeler durduruldu. Zarar bilinmiyor.

VATAN
 

THY çalışanları greve 'evet' dedi

thy09 Türk Hava Yolları çalışanlarının 4 gündür sürdürdüğü grev oylaması sona erdi. Oylama sonucunda THY çalışanları greve 'evet' kararı aldı.


THY A.O'da grev oylamasında 9 bin 570 çalışanın oy kullandığı, 5 bin 15 greve "evet", 4 bin 555 'hayır' oyunun çıktığı kaydedildi.


Teknik A.Ş'de de greve 'hayır' kararı için gerekli oya ulaşılamadığı, 'evet' oylarının çoğunlukta olduğu bildirildi.


THY Yönetim Kurulu Başkanı Candan Karlıtekin “THY A.O'da greve 'hayır' çıkabilmesi için 5 bin 100 adet oya ihtiyaç vardı. Bu oya ulaşılamamıştır. 'Hayır' oyları 4 bin 600 civarında kalmıştır. Teknik A.Ş'de de benzer bir durum söz konusudur. Tabii bu demokratik bir sürecin işlemesidir. Sonuçları bir realite olarak aldık, not ettik" açıklamasını yaptı.


Oylamada sandık başına gitmeyen personelin oyları da,  'evet' yerine geçti.


"Teklifimizin arkasındayız"


THY Yönetim Kurulu Başkanı Candan Karlıtekin, "Şu andan itibaren sorumluluk sendika yönetimindedir. Biz masaya koyduğumuz teklifin arkasındayız. Onun dışında bizim başkaca bir planımız yok" dedi.


Tarafların uzlaşma süreci açık kalmak koşuluyla, sendika 6 iş günü önceden işverene haber vermek şartıyla greve gidebilecek. Böyle bir durumda THY yönetimi lokavta gideceğini açıklamıştı.


THY'de 10 bin 120, THY Teknik A.Ş'de ise 2 bin 550 personelin oy kullanma hakkı bulunduğu grev oylamasında, çalışanlar sandıkta 'evet' anlamında mavi, 'hayır' anlamına da beyaz pusulaya mühürlerini basarak tercihlerini belirlediler.


Hava-İş Sendikası, Türk Hava Yolları yönetiminden ilk 6 ay için yüzde 23.9, sonraki her 6 ay için, enflasyonun 5 puan üzerinden artış istiyordu.


Bu talebi reddeden Türk Hava Yolları yönetimi ise çalışanların maaşlarına en fazla yüzde 10 artış yapabileceğini açıklamıştı.

CARİ AÇIK % 15,7 ARTTI

dolar_6 Türkiye'nin cari açığı Haziran ayında, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 15,7 oranında artarak, 2 milyar 868 milyon dolardan 3 milyar 317 milyon dolara çıktı.


Merkez Bankası, bu yılın Haziran ayına ilişkin Ödemeler Dengesi verilerini açıkladı.


Buna göre, Haziran ayı cari işlemler hesabı alt kalemler itibariyle incelendiğinde, ödemeler dengesi tablosundaki dış ticaret açığı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 14,8 artarak 4 milyar 214 milyon dolara çıkarken, hizmetler dengesindeki fazla yüzde 2,4 oranında büyüyerek 1 milyar 262 milyon dolara çıktı. Aynı ayda gelir dengesindeki açık yüzde 9,8 azalışla 490 milyon dolara düşerken, cari transferlerden kaynaklanan girişler yüzde 10,6 büyüyerek 125 milyon dolar olarak gerçekleşti.


2007 yılı Ocak-Haziran dönemi cari açığı ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 0,1 artarak 19 milyar 598 milyon dolardan 19 milyar 612 milyon dolara yükseldi.
 

Açlık sınırı 862 YTL

açlık Dört kişilik bir ailenin gıda ve barınma harcamaları toplamı 872 YTL. 97 Ykr.


Türkiye Kamu-Sen'e göre, geçen ay çalışan bir kişinin açlık sınırı 862 YTL 68 YKr, dört kişilik ailenin yoksulluk sınırı da 2 bin 247 YTL 12 YKr'yw yükseldi.


Çalışan bir kişinin açlık sınırı Temmuz 2007'de, bir önceki aya göre yüzde 0.44 artarak 858 YTL 93 YKr'den 862 YTL 68 YKr'ye yükseldi.


Aynı dönemde, dört kişilik ailenin yoksulluk sınırı ise yüzde 0.19 yükselerek, 2 bin 242 YTL 83 YKr'den 2 bin 247 YTL 12 YKr'ye çıktı. Konfederasyona göre, çalışan bir kişinin yoksulluk sınırı da bin 135 YTL 74 YKr oldu.


Türkiye Kamu-Sen'in açıklamasında, dört kişilik ailenin geçen ayki ortalama gıda ve barınma harcamaları toplamının 872 YTL 97 YKr olduğu belirtildi.


Aynı ailenin, sağlıklı bir biçimde beslenebilmesi için gerekli harcamanın geçen ay itibariyle günlük 16 YTL 44 YKr olduğu ifade edilen açıklamada, ailenin aylık gıda harcaması toplamının yaklaşık 493 YTL olduğuna işaret edildi.


Vatan

Piyasaların gözü siyasi geleceğin kritik haftasında

erdalsağlam

Hürriyet Gazetesi yazarı Erdal Sağlam, bugünkü yazısında piyasaların nabzını tuttu. İşte Sağlam'ın kaleminde piyasa analizi:


 

Bu hafta Türkiye’nin siyasi geleceği açısından kritik bir hafta olacak.


Bu hafta atılacak adımlar, uzlaşma yolunda AKP’nin bundan sonra nasıl davranacağının, Cumhurbaşkanlığı seçiminde kriz yaşanıp yaşanmayacağının işaretlerini verecek..


Piyasalar da bu haftayı dikkatle izleyecek. Çünkü küresel likidite hareketlerinde trend değişikliklerinin izlendiği bir süreçte, içeride atılacak siyasi adımlar, ülkeye yabancı sermaye girişini, dolayısıyla kur ve faizin yönünü de önemli ölçüde belirleyebilecek.


Bu hafta atılacak siyasi adımların bize, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın bundan sonra, uzlaşma söylemini ne kadar hayata geçirdiğini veya geçirebildiğini de gösterecek. Bu konudaki asıl niyetini ortaya koymuş olacak.


İşte bu niyet de bu hafta kurulması beklenen 60. Hükümet döneminde, ülke yönetiminin tüm kurumlarıyla ne kadar uyumlu ve ahenkli gidebileceğini ortaya çıkaracak. Siyasi çatışmadan uzak durulup durulmayacağını, dolayısıyla devlet yönetiminin bundan sonra ne kadar koordineli çalışabileceğini de gösterecek.


Devlet yönetiminin koordinasyon içinde ve çatışmasız sürdürülmesinin hayati öneme sahip olacağı bir döneme giriyoruz. Hem uluslararası siyasi konular, hem de ekonomik gidişat, bu koordinasyondan ve çatışmasız, birlikte hareket edilen ortamdan çok olumlu etkilenecek.


Başbakan Erdoğan, bu sabah Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından kabul edilecek. Sezer 60. Hükümeti kurma görevini Erdoğan’a verecek.


Aldığımız duyumlara göre Erdoğan, yeni Bakanlar Kurulu listesini en geç 2 gün içinde Cumhurbaşkanı Sezer’e sunmayı planlıyor. Bu listede yeralacak kişilerin, bundan sonra ülke yönetiminin nasıl yürüyeceğini göstermesi açısından, önemli sembolik değerleri var. Bu arada Cumhurbaşkanı’nın bakan listesi üzerinde oynama yetkisi olduğu biliniyor ve burada isimler üzerinde yapılacak tartışmalar ve kamuoyuna yansıması da önümüzdeki dönem açısından kritik öneme sahip haberler olacak.


Yani bakanların kişilikleri, radikal unsurları temsil eden kişilere bakanlık verilip verilmeyeceği, bazı isimlerin Milli Güvenlik Kurulu’na katılan bakanlıklara atanıp atanmayacakları, Milli Savunma Bakanlığı’nın yanısıra, Milli Eğitim, İçişleri ve Adalet Bakanlıklarına atanacak kişiler, siyasi gerginlik konusunda ipuçları verecek.


CUMHURBAŞKANLIĞI DÜĞÜMÜ


Bu hafta Bakanlar Kurulu listesinin yanısıra, AKP’nin Meclis Başkanı adayının kim olacağı da açıklık kazanacak ve bu hayati öneme sahip olacak. Eğer Başbakan Erdoğan, Abdullah Gül’ü Meclis Başkanlığı konusunda ikna ederse, o zaman otomatik olarak Cumhurbaşkanlığı seçimi de bir kriz konusu olmaktan çıkacak.


İşte o zaman Türkiye’nin önü açılabilir ve hızla asıl atması gereken adımlara yönlenebilir.


Geçen cumartesi günü TBMM’deki yemin töreni, bizce, ileriye dönük, bu hafta atılacak sağlıklı adımlara dönük, olumlu düşünmemize yol açan sahnelerle doluydu.


TBMM’nin açılışında konuşan geçici Başkan Şükrü Elekdağ’ın, Erdoğan’ın seçim gecesi, yaptığı konuşmadan "milletin ortak değerlerinden ve cumhuriyetin temel niteliklerinden asla taviz verilmeyeceği" sözlerini aktarması, milletvekillerinden yoğun alkış adı. Elekdağ, Başbakan Erdoğan’ın, "Kurulacak hükümeti hem içte, hem dışta devasa sorunlar bekliyor. Ülkemiz bu seçim dönemini büyük bir kutuplaşma ortamı içinde geçirdi. Türkiye’nin karşısındaki sorunların üstesinden gelebilmesi için öncelikle kutuplaşma ortamının geride bırakılması ve yerine bir normalleşme ve yumuşama ikliminin hakim kılınması gerekiyor" sözlerini de aktarıp, övdü.


Uzlaşma dediğimiz de işte bu... Türkiye kutuplaşmayı aşar, yönetimde birlik sağlarsa, hem önündeki büyük sorunları aşar, hem de büyük bir sıçramaya girer. Tersi ise kabus senaryosu...

 

Erdal SAĞLAM

Hürriyet

TTNet'ten ADSL fiyatlarında indirim

adsl TTNet'in, Türk Telekom'un 1 Ağustos 2007 tarihinden itibaren geçerli olan yeni toptan ADSL fiyatlarına paralel olarak, ADSL fiyatlarında bazı tarifelerde indirim, bazı tarifelerde ise sadece hız, limit artırımı yaptığı bildirildi.


TTNet'den yapılan yazılı açıklamada, limitsiz ADSL fiyatlarında yüzde 50'ye varan oranlarda indirim gerçekleştirildiği, 1 megabit limitsiz ADSL bağlantısının 49 YTL, 2 megabit 69 YTL, 4 megabitin ise 89 YTL'ye son kullanıcıya ulaşacağı belirtildi.


Ayrıca limitli paketleri tercih eden müşteriler için mevcut 1 megabitlik paketlere alternatif olarak 2 megabit 6 GB'lik yeni bir paketin 49 YTL'den sunulacak.


Açıklamada, Türk Telekom'un 1 Ağustos 2007 tarihinden itibaren geçerli olan yeni toptan ADSL fiyatlarına paralel olarak TTNet'in yeni ADSL tarife ve indirimlerini aynı tarihten itibaren geçerli olacak şekilde hayata geçirdiği belirtildi.


256 kilobit limitsiz tarifenin, mevcut 49 YTL'lik ücretinde herhangi bir artış olmadan 1 megabite çıkarıldığı bildirilen açıklamada, 512 kilobit limitsiz ADSL internet bağlantısının hızının 2 megabite getirildiği ve aylık ücretin 79 YTL'den 69 YTL'ye indirildiği bildirildi.


Yeni tarifede en çok göze çarpan unsurun 4 megabitlik ADSL erişim paketi olduğuna işaret edilen açıklamada, TTNet'in yeni internet paketlerinden birinin 2 megabit hızında ve 6 gigabyte limitli ADSL bağlantısı olduğu, 1 megabit hızında 4 ve 6 gigabyte limitli paketlerinin fiyatını korurken, 1 megabit hızında 9 gigabyte limitli paketin otomatik olarak 1 megabit limitsize çevrildiği aktarıldı.


TTNet müşterilerinin indirimli ücretleri 1 Ağustos 2007 tarihinden itibaren geçerli olacağı belirtilen açıklamada, yeni tarifeler ile paketler arası geçişlerin ise 6 Ağustos 2007 tarihinde otomatik olarak gerçekleştirileceği, 256, 512 kilobit ve 1 megabit limitsiz bağlantıların 4 kat hızlanacağı, 256 kilobit müşterilerinin 1 megabit limitsiz tarifeye, 512 kilobit müşterilerinin 2 megabit limitsiz tarifeye ve 1 megabit limitsiz müşterilerin 4 megabit limitsiz tarifeye transfer olacağı kaydedildi.


Açıklamada, 2 megabit limitsiz müşterilerin de 4 megabit limitsiz tarifeye taşınacağı, aynı şekilde 1 megabit hızında 9 gigabyte limitli paketin yine 1 megabit limitsiz pakete otomatik şekilde transfer olacağı bildirildi.


Aylık ücretlerin dışında, statik IP ve bağlantı ücretlerinde herhangi bir değişiklik yapılmadığı aktarılan açıklamada, "yaz fırtınası kampanyasından" faydalanan kullanıcıların yeni tarife ile yeni paketlerine otomatik olarak taşınacağı ve bu abonelerin mevcut kampanya kapsamındaki indirimlerinden faydalanmaya devam edebileceği belirtildi.


Açıklamada, TTNet müşterilerinin, ağustos sonuna kadar "son sürat yaz fırsatı" kampanyası kapsamında, iki yıllık taahhütname karşılığında 12 ay boyunca yüzde 12 indirime hak kazanabilecekleri kaydedildi.